Ana Sayfa

 

Bize Sorun
*Ad Soyad
*E-Mail
Soru
 
 
 

Kalp ve Damar (Kardiyovasküler) Uyumları
by M. Doug McGuff, M.D.

Kardovasküler sisteminizin işlevi, vücudunuzun dokularına oksijen ve besin bakımından zengin kanı pompalamaktır. Kardiyovasküler’deki “kardiyo” kalbinizi işaret eder. Size kalbinize katkısı, kanı vücudunuz içinde hareket ettirmek için, onun pompalama faaliyetidir. Kardiyovasküler’deki “vasküler” , kanı kalbinizden organlarınıza taşıyan atardamar ( arterial ) sistemi içeren ve kanı organlarınızdan kalbinize geri taşıyan toplardamar sistemi, kanınızın damarlarını işaret eder.
Kan damarlarınız, kalibresini (boru iç çapını) değiştirebilir ve böylece kalbinizin tersine pompalamak durumunda olduğu dirence yaptığı etki ile aynı zamanda kalbin her bir atışında ne kadar kanı ileri doğru itilebileceğine de etkilemiş olur.

Kalbiniz kendi kalp atış hızı ve strok hacmi (her kalp atışında, ne kadar kanı ilerlettiği) aracılığıyla, kan dolaşımı veya “cardiac output” (Bir dakikada kalbin sol ventrikülünden aortaya pompalanan kan miktarı ) üretir. Eğer “cardiac output’unuzu arttırmaya ihtiyacınız varsa, ya kalp atış hızınızı ya da strok hacminizi arttırabilir veya her ikisini birden yapabilirsiniz. Aynı zamanda arterleri genişleterek ve kalbin tersine pompalamasını gerektiren direnci (dış kenara ait vasküler direnç denir ) azaltarak da cardiac output'unuzu arttırabilirsiniz. “Cardiac output”’u arttırmanın son bir yolu, kalbinize dönen kan miktarını arttırmaktır. Kalbiniz derin bir su (kuyu) pompası gibi işlev yapar . Bu da ; bu pompaya her ne kadar hacimde kan getirilirse, o kadar hacimde kan pompadan dışarı itilir anlamına gelir. Böylece, eğer siz , dolaşımın toplar damar tarafından kalbe dönen kan miktarını artırırsanız, kalbinizden dışarı itilen kan miktarını arttıracaksınız (buna Kalbin Starling Kanunu denilir).

Kardiyovasküler fizyolojiyi temel olarak anladığınıza göre kardiyak output’ u artırarak kardiyovasküler işleyişimizi arttırabileceğimiz yöntemlere göz atabiliriz: Kalbimizi güçlendirebilir böylelikle de kalbimizin her atışta daha çok kan pompalamasını sağlayabiliriz(yüksek stroke volumu). İhtiyaç olduğunda kalp atış hızımızı arttırabiliriz. Ayrıca daha plentiful ( çok miktarda) ve daha esnek kan damarlarına sahip olabilir buna bağlı olarak da kalbimiz daha düşük rezistansa karşı kan pompalayabilir( vasküler rezistans-düşük kan basıncı) ya da kalbe venöz (kirli kan) gidişini arttırabiliriz.

Direnç egzersizlerinin kardiyovasküler sistem üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu daima savunmuştum. Kasların değişmesinin (şişmesinin) ve tıkanmasının nedeni , doğrudan doğruya, artmış “cardiac output” ‘tan artmış kan akışından kaynaklanmaktadır. Zor egzersiz yaptığınız zaman adrenalin bağırsağınızdaki (gut) arterlerinizin daralmasına (sıkışmasına) ve kaslarınızdaki arterlerin genişlemesine neden olur. Bu, kan akışını çalışan kaslarınıza yönlendirir ve annenizin yemekten hemen sonra yüzmemenizi söylemesinin nedeni de budur. Bu arterlerin genişlemesi, “cardiac output” ‘ta bir artışa izin veren dış yüzeye ait vasküler dirençte bir azalmaya neden olur. Üstelik, çalışan kasların sıkma hareketleri yanında kaslarda ortaya çıkan “pompa”, gerçekten, kalbe doğru toplardamar sisteminden kanı “sağar “ . Bu damarlar, arterlerin aksine, çok az uyuşur. Onlar, kanın edilgen iletim hatları olarak görev yapar. Damarların içindeki kanın kalbe doğru , çekilme yaptığı ana yol, çalışan kasların sağma faaliyeti ile gerçekleşir.

Onların koroner atardamar hastalığı, zayıf koroner atardamar kan akışına göre kalp ağrısı olan angina’ya (bir çeşit kalp hastalığı) sahip olmalarına neden olur. Bu durumdaki kişilere oldukça yüksek yoğunlukta egzersiz yaptırılmasına rağmen, herhangi bir angina episoduna hiç sahip olmadık. Oysa bu kişiler, yokuş yukarı yürüdüğünde , bir koşu bandında egzersiz yaptığında veya bisiklete bindiğinde angina’ya yakalanabileceklerdir. Benim teorim (ve o hala sadece bir teori) , yürümenin; son diyastolik kan akışı ve koroner atardamar kan akışı miktarını çoğaltan, artan venöz dönüşünü stimüle eden (canlandıran) yeteri kadar yoğunlukta kas kasılması üretmez olduğudur. Direnç egzersizlerinin, venöz dönüşünü ve koroner kan akışını artırdığına inanırım. Öyle ki bu kişiler , hiçbir angina vakasına maruz kalmadan çok daha yüksek bir egzersiz yoğunluğuna dayanabilirler.

1. Hemodynamic responses during leg press exercise in patients with chronic congestive heart failure. Myer K and Hajric R, et.al. Am J Cardiol. 1999 Jun 1; 83(11):1537-43.
2. Resistance trained athletes using or not using steroids compared to runners: effects on cardiorespiratory variables, body composition and plasma lipids. Yeater R, Reed C, et. al. Br J Sports Med 1996 Mar;30(1):11-4.. “

3. Strength training normalizes resting blood pressure in 65- to 73-year-old men and women with high normal blood pressure. Martel GF, et. al. J Am Geriatr Soc 1999 Oct;47(10):1215-21.
4. Progressive resistance exercise and resting blood pressure: A meta-analysis of randomized controlled trials. Kelley GA, Kelley KS Hypertension 2000 Mar;35(3):838-43.
5. Physiological response to circuit weight training in borderline hypertensive subjects. Harris KA, Holly RG. Med Sci Sports Exerc 1987 Jun;19(3):246-52.
6. Blood pressure in resistance-trained athletes. Colliander EB, Tesch PA Can J Sport Sci 1988 Mar;13(1):31-4.
7. Effects of long term resistance training on left ventricular morphology. Haykowsky MJ, et. al. Can J Cardiol 2000 Jan;16(1):35-8.
" “ Ekokardiyogramlar, 21 elit erkek güç kaldırıcısı ve 10 kontrol kişiye (konuyu) uygulandı. Güç kaldırıcıları, muhtemelen en çok kalp genişlemesine neden olacak olan egzersiz tipini uyguladıkları halde hiç birinde tek bir kalp genişlemesi işaret görülmedi.. Bu gerçeğe rağmen, çalışma “ yaygın inanışların aksine, elit erkek güç kaldırıcılarının uyguladığı gibi, uzun dönem direnç egzersizinin, LV morfolojisini değiştirmez.“ sonucuna varır.
Direnç egzersizlerinin kardiyovasküler sisteminizi eğitmenin en iyi yöntemi olduğunu, iyi bilimsel bulgular ve kanıtlar ile gösterdiğimi ümit ederim. Geleneksel kardiyovasküler egzersiz ile üretilen tüm değişmeler (daha önceden, direnç egzersizi ile ortaya çıkmadığı düşünülen) , yüksek yoğunluktaki direnç egzersizi ile çok daha büyük derecelerle gerçekten üretildi. Üstelik, karddiyovasküler sistem için potansiyel tehlike olan artan kan basıncı ve kalp deformasyonu , direnç egzersizleri ile ortadan kalmıştır. Benim fikrimce direnç egzersizleri efor (eksersiyon) süresince kalbi, gerçekten korur. Kalbe dönen artmış kan miktarı, koroner atardamar kan akışını arttırır. Bu, koroner isemiğin daha az riski ile eforun daha yüksek seviyelerine izin verir. Koroner atardamar hastalığı olan insanlar için, direnç egzersizi, kardiyovasküler sağlık sistemlerini geliştirmek için en güvenilir ve en etkili yol olduğunu ispatlayabilir.
Bunlar sonuçlandığında da , artık bunların yalnızca benim fikrimden ibaret olmadığı ve gerçek olduğu görülmüş olur.. Direnç egzersizinin, koroner atardamar hastalığı olanlar için ve son zamanlarda kalp krizleri (geçirmiş) olanlara bile emniyetli olduğunu gösteren çok sayıda araştırma çalışmaları vardır. Kardiyovasküler, gelişmeler (ilerlemeler), geleneksel kalple ilgili rehabilitasyon ile görülenden daha iyi veya eşit oldu. Aşağıdaki, direnç egzersizinin güvenilir ve kalple ilgili hastalığı olanlar için yararlı olduğunu gösteren makalelerin bir listesi bulunmaktadır.

 

1. Role of resistance training in heart disease. McCartney N. Med Sci Sports Exerc 1988 Oct; 30(10 Suppl):S396-402.
2. Usefulness of weightlifting training in improving strength and maximal power output in coronary disease. McCartney N, et.al. Am J Cardiol 1991 May 1;67(11):939-45.
3. Circuit weight training in cardiac patients: determining optimal workloads for safety and energy expenditure. DeGroot DW, et.al. J Cardiopulm Rehabil 1998 Mar-Apr;18(2):145-52.
4. Resistive training effects on strength and cardiovascular endurance in cardiac and coronary prone patients. Stewart KJ. Med Sci Sports Exerc 1989 Dec;21(6):678-82.
5. Circuit weight training in cardiac patients. Keleman MH, et. al. J Am Coll Cardiol 1986 Jan;7(1):38-42.
6. Strength training early after myocardial infarction. Daub WD, et. al. J Cardiopulm Rehabil 1996 Mar-Apr;16(2):100-8.
7. The role of resistance training in patients with cardiac disease. McCartney N, McKelvie RS. J Cardiovasc Risk 1996 Apr;3(2):160-6.
8. Resistive exercise training in cardiac rehabilitation. An update. Verrill DE, Ribisl PM. Sports Med 1996 May;21(5):347-83.
9. Effects of weight training on muscle strength and exercise capacity in patients after myocardial infarction. Yamasaki H, et.al. J Cardiol 1995 Dec;26(6):341-7.
10. Safety and efficacy of weight training soon after acute myocardial infarction. Stewart KJ, et. al. J Cardiopulm Rehabil 1998 Jan-Feb;18(1):37-44.
11. Effects of high-intensity strength training on quality-of-life parameters in cardiac rehabilitation patients. Beniamini Y, et.al. Am J Cardiol 1997 Oct 1;80(7):841-6.
12. High-intensity strength training of patients enrolled in an outpatient cardiac rehabilitation program. Beniamini Y, et.al. J Cardiopulm Rehabil 1999 Jan-Feb;19(1):8-17.
The abstracts of the above articles can be pulled up from the National Library of Medicine at http://www.ncbi.nlm.nih.gov.

 

Üye rezervasyonu
Üye seans rezervasyonu yaptırın


Concept 10 10 ile ilgili tanıtım filmini izleyin


Concept 10 10 | Bağdat Caddesi Köşk Sokak Tatari Apt. No:1 | Kat:3 Daire:5 | Erenköy KADIKÖY | ISTANBUL | Tel. 90 216 369 13 38 |
info@concept1010.com.tr